KIRILMAMAYI BAŞARAMAMAK...

2012-01-24 12:38:00

22 Haziran 2011  , Salı  günüydü... O günden 6 ay öncede bacağımda bir ağrı vardı ama yorgunluktan diyerek doktora gitmemiştim.. Yada herzaman ki gibi  kendimi önemsememiştim...

 

O gün yemeklik malzeme almak için markete gidiyordum  ki  ... Evimden 100 m. sonra yürüyemedim...6 aydır devam eden sancı ve ağrı bu sefer dizimde bıçak saplanmasına dönmüş adımımı kaldıramıyordum bile... Oğlumu aradım.. Ağlaya ağlaya eve oğlumun omzunda girdim ... Ağrımın şiddeti geçmedi.. o gecede geçmedi..Çok ağlıyordum ağrıdan..

 

Ertesi gün kesin ameliyatlıkım diyerek doktora yola koyuldum ...O  küçük ablam çalıştığından  büyük ablama telefon ettim . "Abla böyle böyle oldu , dizimde şiddetli ağrı var , yürüyemiyorum  ,  arabayla doktora gidiyoruz şimdi "  dedim... Onu bilgilendirdim ailemde bir tek...

 

Dr.da MR çekildi dizimden , ilaçlar verildi ...5 gün boyunca ayağımın üstüne basamadım ... Ağladım geceleri ağrıdan...  Dehşet bir ağrıydı...  Sabah - Akşam iğne vurularak  10. günde hafif ayağa kalkabildim...

 

Bu süre zarfında kızım yemek yapıp evi çekip çevirdi.. Çok teşekkür ederim oğluma , kızıma ...

 

Dr '  a giderken aradığım ablam o  gün "ne oldu sana dr. ne dedi ? "  diye sormadı .  Sonraki günde aramadı ..Ondan sonraki günde aramadı .. telefonumu sürekli kontrol ettim... Acaba çaldırmıştı da ben mi duymamıştım  ... hayır o beni hiç aramadı...

 

Aradan günler geçti.. 2  hafta sonra  küçük ablam evime ziyaretime geldiğinde ben artık ayağa kalkabiliyordum ve mutfakta yavaş yavaş yemeğimi yapabiliyordum ...Hatta iş çıkışı gelen ablama taze fasulye yemeği yapmıştım yavaş yavaş mutfakta  cheeky

 

Ailemden  gelip bulaşığımı yıkayıp , yemeğimi yapsınlar gibi bi beklentim olmadı açıkcası ... Ama bana bir telefon  açıp geçmiş olsun diyemeyenlere incindim açıkcası  ....  En çokta   bir " Neyi varmış bacağında ? "  diyemeyenlere..   Sadece onun Çocukları var  ,   Sadece onun kocası problemli  ..Sadece onun hayat koşturmacası var canım ....

 

Canımın içi  , bilemezsin biz kimbilir neler yaşıyoruz da kimselere anlatmıyoruzdur... 

 

Önce şöyle düşündüm belkide ablamın telefonunda kontor yoktur  .... Biraz iyileşince onunla bir sohbet esnasında ona sordum kaç kontorlük telefon hattın dedim... Öyle bir dakikası vardı ki...  O dakika süresini ben bile harcayamıyorum bir ayda !

 

O sohbette de kontor sıkıntısının  olmadığını anladım ve çok üzüldüm...

 

Aranmak istenmemiştim  ,  unutulmuştum yada önemsenmemiştim

 

 Ablamın bende emekleri çok ... Küçükken evimizi çekip çeviriyordu ..  yemeklerimizi yapıyordu ... emeği bizde çok ...ama bir telofon edebilirdi..

 

Onun hatrı için 2007 senesinde evliliğimi bile yıkacak şekilde kızının düğünü için çocuklarımı eltime bırakıp Esenyalı 'ya gitmiştim... Gittim de ne olmuştu.. ablam orda bana bir söz söyledi dondum kaldım ...kendimi çok kötü hissttim...Biricik ablamın lafı kalbime taş gibi oturmuştu...Ağlamak istedim ama ceyiz sermedeydik..Ağlayamadım.. Kalbim çok fena kırıldı...

 

Ertesi gün okul açılacaktı... Dersim vardı , ütüm vardı  ...Ablamın kızının düğününde kalbim kan ağlıyordu.. Masada oturuyordum ...Amcamın kızı Emine Ablada vardı orada ...Öylece umutsuz bir şekilde oturuyordum .. ertesi sabah okul vardı  ... Biraz oyna dedi amcamın kızı oturma... oynuyordum ama kenarda ve isteksiz..neyse oynayamayan ayı yerim dar dermiş..

 

2007 'den 2008  kurban bayramına kadar ablamı aramadım ... genelde ben ararım onu...  Bir kere bile aramadı beni.. ne yapıyorsun diye ....  ben olsam merak ederim  sorarım neden telefon açmıyorsun diye...Hayır sormadı ...Kalbimin kırıklığı tam bir senede geçmişti ona...

 

Ama bu sefer beni arayıp  , halimi hatrımı sormaması ve dizin nasıl oldu? dememesi bende kalıcı bir hasar bıraktı ..   Kalbim gerçekten kırıldı...  Sadece  ablam değil  , ailem dediğim 1-2 kişi daha arayıp geçmiş olsun demediler  ...Onlarında umrunda değilmişim anladım...Belki 1 sene sonra kalbimin kırıklığı geçecek büyük ihtimallle ...

 

Ama bana çok büyük dersler düştü ... Bana bir telefon açıp  " Geçmiş Olsun " diyemeyenleri   bende arayacak değilim ... Bir telofon yaa ,  bir telofon.....  gelip evimi temizleyin , yemeğimi yapın beklemedim...

 

Bir telofon açıp sormayanlar , bilsinler ki   - bu kalp - kırıldı ...Oda sizi arayıp sormayacak merak etmeyin..Hazirandan beri aramıyorum zaten ...

 

O kişiler kendilerini biliyor ... Allaha emanet olun ... Belki bir sene sonra kalbim yumuşayıp bu yaşadıklarımı unutunca gene gülümsemeye başlarım .... belki , bilmiyorum şu anda ... kalbim çok kırık ...

 

Konuşmaya , bayramlaşmaya devam ediyor muy dum ? - evet . Önemli anlarında yanlarında olmaya çalışıyor muy dum ? - evet     ( Ama biliyorum iyi gün dostları benim ayağa kalkamadığım o günlerimde  bir telofonu çok görenler ... Bakın ben iyi gününüzde , kötü gününüzde yanınızdayım ...  Ama bundan vazgeçtim...40 yaşına giricem bu sene  bende sizin  kötü gününüzde bir telofon dahi açmıycam...vazgeçtim . ...

...............................................     heart     .............................................................

Mevlana demiş ki ... kırmak değil , önemli olan dostların yaptıklarına kırılmamaktır...

Ama ben daha olgun bir müslüman olamadım ..yapılanlara kırıldım gitti ...

belki ilerde gerçek bir müslüman olabilirsem , o zaman aşarım kendimi.. aşarım herşeyi... Takmam kırılmam ...Şimdilik olgun bir Müslüman değiliz işte ...kırılıyor kalbimiz....

33
0
0
Yorum Yaz